Our Story

SOULART’ın Hikâyesi

SOULART, sanatın yalnızca bakılan bir nesne değil, hissedilen bir deneyim olduğuna dair inancımdan doğdu.

Yıllar boyunca müziğin, üretimin ve yaratıcı çevrelerin içinde yer almak; bana bir eserin gerçek değerinin yalnızca estetiğinde değil, arkasındaki emek, cesaret ve hikâyede yattığını gösterdi. Sanat sadece göze hitap etmez; aynı ritimle çarpan ruhlara seslenir.

SOULART, aslında annemin eserleriyle başladı. Yıllar boyunca onun ürettiği işlerle çevrili bir hayat yaşadım. Evimizin duvarlarında, odalarında, günlük yaşamımızın her anında hep onun eserleri vardı. Onlara büyük bir hayranlık duyuyordum; ancak birkaç sergi ve yakın çevremiz dışında bu eserlerin çok az insanla buluştuğunu fark ediyordum.

Bir noktada kendime çok basit bir soru sordum: “Ben bu eserleri bu kadar seviyorsam, neden daha fazla insan görmesin?”

Sonra etrafıma baktım… İstanbul’dan Ibiza’ya, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan; resimden heykele, metalden farklı materyallere uzanan disiplinlerde üreten pek çok sanatçıyla yıllar içinde yollarım kesişmişti. Bazıları yakın arkadaşlarım, bazılarıysa işlerini gördüğüm ilk anda güçlü bir bağ kurduğum sanatçılardı.

Nasıl Çalışır?

Satın alma sürecini kişisel ve doğrudan yürütüyoruz. Bir eserle ilgilendiğinizde SOULART üzerinden bizimle iletişime geçiyorsunuz. Sizi doğrudan sanatçı veya eser sahibiyle buluşturarak satın alma sürecini başlatıyoruz.

Ödeme doğrudan eser sahibine yapılır. Eserin paketlenmesi ve gönderimi de eser sahibi tarafından, onun tercih ettiği güvenli teslimat yöntemiyle gerçekleştirilir.

SOULART ise bu sürecin merkezinde yer alarak seçkiyi oluşturur ve koleksiyoner ile sanatçı arasındaki bağı kurar.

Ben hâlâ her şeyin; bir esere bakıp “Bununla yaşamak istiyorum,” diyen biri ile onu dünyaya getiren sanatçı arasındaki o ilk bağla başladığına inanıyorum. SOULART, benim için tam olarak bu karşılaşmaya yer açmak ve eserin yeni yerine ulaşmasına kadar iletişimi sürdürmek demek.

Yasemin Kozanoğlu
SOULART